DEHB; dikkat süresi kısalığı/dağınıklığı, hareketlilik ve dürtüsellik ile seyreden, belirtileri büyük oranda yaşam boyu devam eden nörogelişimsel bir bozukluktur. DEHB okul çağındaki çocukların %5-6’ini etkilemektedir. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğunun nedenleri arasındaki en temel rolü; genetik etkenlerin oynadığı ve eşlik eden çevresel, biyolojik faktörlerin erken gelişim dönemlerindeki etkileşimiyle DEHB’deki nörobiyolojik yapının geliştiği düşünülmektedir.
DEHB’deki ana belirtiler; dikkat eksikliği, hiperaktivite ve dürtüselliğe ilişkin belirtilerdir. Bu çocuklar sıklıkla odaklanamazlar, dikkatini sürdürmede zorluk yaşarlar, dikkatleri çabuk dağılır. Detaylara dikkat etmekte zorluk çekerler, sınavlarda çok fazla dikkatsizlik hatası yapar, zorunlu bir etkinliğe (iş, okul, ödev) dikkatlerini vermekte güçlük çekerler. Başladıkları etkinlikleri bitirmekte zorlanırlar, dikkatleri hızlı dağılır, dikkatlerini odaklanmaları gereken noktalara yönlendiremezler ve çok unutkan ve dağınık olarak bilinirler. Aileler tarafından sıklıkla sevdikleri işlere ve genellikle gerekli olmayan işlere (bilgisayar oyunları) aşırı odaklanma (overfocus) sık belirtilir. Bu bireylerde genellikle sürekli kıpır kıpır olma, ellerini-ayaklarını oynatma, gezinme veya hareket etme isteği, uzun süre yerinde oturamama ve çok konuşma belirtileri vardır ve gerek sözel, gerek davranışsal dürtüsellik ( başkalarının sözünü kesme, düşünmeden konuşma, başkalarının işine karışma) sık görülür.
DEHB belirtileri, çocukların farklı yaşam dönemlerinde kısmi değişimler ve gelişmeler gösterebilmektedir:
Okul öncesi dönemde; Aşırı hareketlilik ve dürtüsellik, huysuzluk, gerginlik, engellenmeye karşı tolerans azlığı, sık kaza geçirme, uyku bozuklukları, öfke patlamaları, kreşte veya anasınıfında kurallara uymakta zorluk, sık gezme, zorlayıcı davranışlar, etkinliklere odaklanamama sık görülmektedir.
Okul çağı dönemi; Okulun başlamasıyla birlikte ders sırasında gezinme, masa başında uzun süre oturamama, sırada bekleyememe, yanındaki arkadaşını konuşturma, dersi dinlemekte güçlük, odaklanamama, öğrenmede zorluk, ders çalışırken başka şeylerle uğraşma, sürekli ödevleri erteleme, dikkatin hemen dağılması, ödev yaparken ebeveyne ihtiyaç duyma, sık eşya kaybetme görülmektedir. Bu dönemde sıklıkla okul ve evde karşı gelme, inatçılık gibi davranışsal sorunlar da eşlik edebilmektedir.
Ergenlikte; DEHB belirtilerinin büyük oranda devam ettiği ve bunlara yeni problemler eklendiği bilinmektedir. Bu dönemde motor hiperaktivite pek çok olguda azalmaktadır ve aşırı hareketlilik yerini içsel huzursuzluğa bırakmakta, dürtüsellikte ergenlikle birlikte artış gözlenebilmektedir. Ergen DEHB’ lilerde öfke patlamaları, engellenmeye karşı toleransızlık, çabuk provake olma, hızlı araba kullanımı, madde kullanımı gibi riskli davranışlar, depresyon, gibi eşlik eden başka psikiyatrik bozukluklar tabloya eklenebilmektedir.
Çocuklukta DEHB tanısı almış bireylerin en az % 50 sinin yetişkinlikte de bu tanıyı alacak boyutta belirtilerinin devam etmekte olduğu bildirilmektedir.
Erişkinlikte; dikkatsizlik nedeniyle bu bireylerde unutkanlık, dalgınlık, dinleyememe, karar verme güçlüğü, planlama becerisi eksikliği, her işi erteleme, bir işi zamanında bitirememe gibi belirtiler görülür, hiperaktivite ise içsel huzursuzluk, gerginlik, rahatlayamama, çok konuşma, aşırı spor yapma şeklinde kendini belli eder.
HER DİKKATSİZLİK, AŞIRI HAREKETLİLİK YA DA DÜRTÜSELLİK DEHB DEMEK MİDİR?
DEHB tanısı için, bu belirtilerin kişinin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmaması, uzun süredir devam ediyor ve her ortamda daha sık ve şiddetli bir şekilde görülmesi gerekmektedir. Ayrıca çocuğun ev, okul, iş veya sosyal yaşamında olumsuz etkilere yol açacak boyutta olmalıdır.
DEHB tanısı klinik bir tanıdır, hastadan alınan öykü ve yapılan psikiyatrik muayene sonucunda konulur, fakat belirtilerin şiddetinin ölçülmesi, zihinsel gelişim düzeyinin saptanması ve akademik sorunların belirlenmesi amacı ile bazı ölçek ve testler uygulanabilir. Bu ölçekler ve testler, DEHB belirtilerinin şiddetini belirlemek ve hastanın tedaviye yanıtını takip etmek açısından önemli bilgiler verir.
DEHB, kronik seyri olan, yaşamın pek çok alanını etkileyen ve pek çok ek davranışsal ve psikiyatrik komorbidite ile seyreden klinik bir durum olduğundan çok boyutlu tedavi yaklaşımı gerekmektedir. DEHB tedavisinde farmakolojik tedavi, davranışçı yaklaşımlar, okul temelli girişimler, aile eğitimi veya bu yaklaşımlar bileşik şekilde uygulanmaktadır. Günümüze kadar en çok bilimsel araştırmanın yapıldığı ve etkinliği en çok kanıtlanmış tedavisi ise psikofarmakolojik tedavilerdir. DEHB tedavisinde farmakolojik tedavi, psikososyal yaklaşımlara göre daha etkindir.

